Google
Menü
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşiv
  • Kategorilerim
  • 17 Agustos Depremi
  • Ask a Dair Hersey
  • Basindan secmeler
  • Bilgisayar Programlari
  • Bilim ve Tekneloji
  • Bunlari Biliyormusunuz
  • Ciddi ve Duzeyli Yazilar
  • Edebiyat
  • Fikralar
  • Foto ve Fotoshop Resimler
  • Gif Resimler
  • ilginc haberler
  • ilginc vedeolar
  • itiraflar
  • Kanlica Resimleri
  • Kanlicadan İnsan Manzaralari
  • Karikaturler
  • Kurban Nasil Kesilir
  • kuresel isinma
  • Memleket Videolari
  • Mizahi Yazilar
  • Oyunlar
  • Pratik Bilgiler
  • Saglik
  • Sigara
  • Siyasi Karikaturler
  • Tarih
  • Yazılarım
    İstatistikler
    Görsel

    24/7/2008

    Kanlıca'dan İnsan Manzaraları (3)


    HOŞGELDİNİZ

    img233/7576/sany0412db8.jpg

    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1286 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1318 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1016 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1109 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1229 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 1920x2560 ve 1093 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1082 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 boyutlarındadır.




    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1418 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1201 KB boyutlarındadır.


    Resim yeniden boyutlandırılmıştır. Tam halini görmek için buraya tıklayın. Orijinal resim 2560x1920 ve 1334 KB boyutlarındadır.
    __________________


    Eski damar Türkü,Sanat Müz. ve Arabeks Damar Sarkılar ile Nostalji Rüzgari akşamları yayındayız.

    24/7/2008

    Suya Meydan Okuyan Orman


    HOŞGELDİNİZ




    SUYA MEYDAN OKUYAN ORMAN

    Tatlı ve Tuzlu suyun karışımı tropikal bir kokteyl Mangrov,
    Yengeç ve Oğlak dönenceleri arasında, tatlı su (ırmaklardan ya da
    yeraltı kaynaklarından gelen) ile tuzlu deniz suyunun karışımı olan bir
    ortamda yetişiyor. Bataklık sularının kabarıp geri çekilmesine bağlı
    gelişen bu "çok özel" ortam, düşman bir ekosisteme rağmen
    kolonileşmeyi başarmış mangrov, palmiye ve eğreltiotu gibi kara
    bitkilerini barındırıyor.

    Yeryüzünde de 10 milyon hektarı aşkın bir alanı kaplıyor.
    Özel kanallarla oksijen alan ağaçlar, ağaç gövdelerine tırmanmayı
    öğrenmiş balıklar... Bu olağandışı ormanda, fauna ve flora, varlıklarını
    sürdürebilmek için ortama uyum sağlamış.
    Fakat bugün yok olma tehdidi altında...


    MANGROV ORMANLARINDA YAŞAYAN HER CANLI,

    ÖZEL BİR YAŞAM BİÇİMİ GELİŞTİRMİŞ


    Yükseklerde uçan soyguncu


    Pasifik firkateyn kuşu (Frigale minor), gerçek bir hava korsanı...
    Mangrovların arasında yaşıyor ama, kendisi balık avlayamıyor.
    Bu yüzden de, başka bir deniz kuşunun avını, havada uçarken
    ağzından çalıyor. Mükemmel bir pike yapıp önce balığı düşürüyor,
    sonra da yere inmeden kapıyor.


    İki tarafı keskin bir kıskaç

    Kemancı yengeçte, erkek çok gelişmiş bir kıskaca sahip.
    Bununla, dişisine 'özel' bir şarkı çalıyor. Baştan çıkarma işlemi,
    genellikle mangrov ormanlarını kaplayan denizin çekildiği sırada
    gerçekleşiyor. Çift, evlilik yaşamına mangrov gövdesinde oyulmuş
    bir yuvada başlayabiliyor. Bu yuva, öteki erkekleri de isteklendiriyor.
    Böylece, 'müzik' aleti, ölümcül bir savaş silahına dönüşüyor.


    Yetenekli nişancı

    Okçu balığın ağzının anatomik yapısı, dilin basıncıyla, yüzeye fıskiye gibi
    su fışkırtmasını sağlıyor. Bu hareketin amacı, böcekleri sersemletmek ve
    onları, oldukları yerde yutuvermek...

    Ağaçlara tırmanan bir balık

    Cennetbalığı, ağaç gövdelerine kolayca tırmandığı için,
    hiç de sıradan bir balık sayılmaz. Su ile hava karışımını tutabilen
    ve su dışında da solumasını sağlayan özel solungaçları var.
    Öte yandan göğüs yüzgeçleri 'yürüyen ayaklar',
    karın yüzgeçleri ise vantuzlar halini almış.



    (solda) Mangrovlarda tohum, ana gövdenin üstünde çimleniyor,
    yani vivipar bitkiler. Tohum, asla
    toprağa düşmüyor ve ağaçta filizleniyor. Bu uyum şekli,
    gelgit sırasında tohumun yitip gitmesini önlüyor. Fidan, böylece
    'doğuranın üstünde sakin sakin büyüyor. Kökleri yeterince
    geliştiğinde de 'anne' ile 'çocuk' ayrılıyorlar.



    (ortada)Fallusu andıran şekli ve gelişmiş kök sistemi sayesinde,
    fidan kendisini, mangrovun çamurlu tabanına vidalıyor'.
    Tohumun düşüşü su kabardığında gerçekleşseydi, genç
    mangrov daha tutunma fırsatı bulamadan akıntıya kapılırdı.



    (sağda) Suya batmış olmak ya da deniz suyunun tuzluluğu,
    gelişmesinde bir engel yaratamıyor. Avicenia türünde yapraklar,
    köklerden emilen tuzun atıldığı bir boşaltma sistemine sahip.
    Rhizophera türünün kökleri ise, suyu emiyor; ama,
    tuzun içeri sızmasını önlüyor.



    Çırpı bacaklı ağaçlar

    Buharlaşmayla su yitirmemek için, ağaçların yaprakları cilalı ve
    gövde kabukları çok kalın. Mangrovlar, hava almayan bir gövdede
    oksijensiz kalmamak üzere, suyun çekildiği dönemler için oksijen
    depolayan ve bunu kullanabilen ince kökler üstünde serpiliyorlar.
    Avicenia türünden mangrovlar da benzer bir uyum göstermişler.
    Ama, ötekilerden biraz farlılaşarak, gövdeden büyüyüp suyun dışına
    kadar çıkan ve havalandırmayı sağlayan
    ince kökler (pnömatıfır) geliştirmişler.



    Mangrov, çürümeyen kerestesi nedeniyle bina çatısında ve
    iskeletinde kullanılıyor. O yüzden, Guyana'daki gibi toplu
    kıyımın kurbanı oluyor (solda). Bu ağaçlar, Madagaskar'ın
    kuzeyinde (ortada) ya da Tayland'da (sağda) da bilinçsizce kesiliyor.




    O gezegenin akciğeri sayılan tropikal bir orman oluştur*muyor!
    Mercan setlerindeki parlak renklere de sahip değil... Bu yüzden,
    ekolojik bakım*dan medyatik desteklerden yoksun. En kötüsü,
    kimsenin dikkatini çek*meden yeryüzünden silinip gitmesi...
    Bir süreden beri, Güneydoğu As*ya'da, Kolombiya'da ve Peru'da
    milyonlarca hektara yayılmış mangrov ağaçlarının yerini karides kültürü aldı.
    Pakistan'daki ağaç kesimi, doğal yaşam alam olarak mangrov
    ormanlarım seçen balıklarla karidesleri vur*du. Çünkü Sonmiani
    Körfezi'ndeki temel gelir kaynağı balıkçılık. Bir çevre kuruluşu olan
    WWF, bu ortamı korumak amacıyla bir program baş*lattı.
    Yerel yöneticilere 'Ağaç dikin. Daha çok karides üretebilirsiniz'
    bildiriminde bulundu. Bu hareket doğ*rultusunda, ağaçlardan düşen
    filizlenmiş tohumlar, sular yükseldiğinde fidanlıklara dikilmek üzere
    ağlarla toplanıyor. Daha sonra, fidanlıklarda yetiştirilen ağaçlar,
    kesim yapılmış çıp*lak alanlara naklediliyor. Kuruluş, bu yolla
    700 hektarlık bir alanı yeniden ağaçlandırdı.

    Mangrov, kerestesi için de aranan değerli bir ağaç. Bol miktarda
    tanen içermesi, ağacın kabuğunun yumuşakçalar tarafından delinmesini
    ve su da çürümesini engelliyor. Ayrıca, kerestesinden elde edilen tanen
    deri ve kürk tabaklanmasında kullanılıyor. Söz konusu ekonomik zorunluluklar.
    mangrov ağaçlarının vahim derecede yıkımına yol açıyor. Ağaçlandırma
    çabaları var. Ancak, en çabuk büyü*yen tür üstünde duruluyor.
    Ama bu koşullarda, özgün ekosistemin kendi*ni yenilemesi mümkün
    olmuyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nden Abu Dabi'de, bu sorun çok iyi bir
    değerlendirilmeye alınmış. Montpellier CNRS'ten araştırmacı
    O.Guerlorguet, 'Ağaçlandırma çalışması için gerekli olan çok ayrıntılı
    bir ekolojik inceleme yaptık' diyor. Hint Okyanusu'ndaki Mayotte Adası'nda ise,
    mangrovlar asfaltın hışmına uğramış. Yine CNRS'ten araştırmacı
    B. Thomassin'in anlattık*larına göre, ormanın ortasından geçen bir yol,
    deniz suyunun, gerideki mangrovlara ulaşmasını önlemiş. Bu kesimdeki
    ağaçlar ölmüş. Zamanında bir müdahale sonucunda, bu alanlar parseller
    halinde kurtarılmış. Gabon ya da Venezuela'da nispeten daha iyi korunan
    mangrovlar da hızlı bir kaybolma sürecine girmiş. Uzmanlar, özellikle
    Gabon'da petrol boru hatlarının mangrovların arasından geçtiğini söylüyorlar.
    Aym bölgede petrol ku*yuları da var. Milyonlarca yıl olum*suz doğa
    koşullarına meydan okumayı başaran mangrov, ne yazık ki,
    insanoğlunun bilinçsiz davranışlarıyla savaşmayı beceremiyor!..



    Siklona karsı doğal bir koruma

    Mangrov ormanlarının korun*masındaki amacı, F. Fromard şöyle açıklıyor:
    'Önce ekonomik. Ağaç kesimi ve karides kültürünün mangrovları yok oluşa
    ittiğini anlamak gerek. Mangrovlar olmadan ekosistemin işle*mesi mümkün değil.
    Çünkü onlar, temel ve büyük bir üretici konumunda bulunuyorlar.
    Yapraklan, hektar başına, yılda 15 ton organik madde üretiyor.
    Bu miktar, yağmur ormanlarındakinin kat kat üstünde. Mangrovların varlığı,
    nüfus yoğunluğuyla sıkı bir bağlantı gösteriyor. Bu yüzden, Tayland,
    Vietnam, İndonezya gibi ülkelerde varlıkları sonaerdi. Mekong Deltası’nda
    ise, 200 bin hektara yayılmış dev mang*rov ormanları yeryüzünden silindi.
    Togo'da da orman kaynakları tükendi. O nedenle, çağlar boyu 'tabu'
    sayılan mangrov kesimine başvuruldu.'

    Fromard'a göre rezervler kurma sorunu, ekonomileri bu ortama bağımlı
    olmayan zengin ülkeleri ilgilendiriyor. 'Bangladeş, her şeye rağmen bu
    ormanları korumaya çalışıyor. Çünkü, sik*lonlara ve gelgit dalgalarına
    ikarşı doğal bir engel oluşturuyorlar. Öte yandan, nüfus baskısının pek
    yoğun olmadığı Avustralya, Nijerya, Guyana gibi ülkelerde yaşamını
    sürdüren güzel mangrov ağaçları var.'

    Fromard, Vietnam için kaygılı. 'En büyük yıkım, karides yetiştiriciliği yapan
    bu ülkede yaşanıyor. Burada havzalar, sular kurutula*na kadar işletiliyor.
    Sonra, yeni havzalar açmak için başka bir bölgenin mangrovları kesiliyor.
    Daha sonra da sıra bir başkasına geliyor. Karides kültürü ekonomik
    bakımdan çok önemli ve çözüm bulmak çok güç. Ayrıca, Vietkonglular'a
    sığınak oluşturan mangrovlar, savaş sırasında napalm bombaları ve
    Amerikalılar'ın tahribiyle de zarar gördü. İzleri bugün bile görülebiliyor.'

    Kaynak: Focus Temmuz 2000 sayısından alınarak hazırlanmıştır.

    Made in Çalı





    Eski damar Türkü,Sanat Müz. ve Arabeks Damar Sarkılar ile
    Nostalji Rüzgari akşamları yayındayız.


    Son Yazılarım
    • <%RecentEntryTitle%>
    Destekleyenler

    Bağlantılarım