Google

Sitetistik

Zirve100 En iyi
Menü
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşiv
  • Kategorilerim
  • 17 Agustos Depremi
  • Ask a Dair Hersey
  • Basindan secmeler
  • Bilgisayar Programlari
  • Bilim ve Tekneloji
  • Bunlari Biliyormusunuz
  • Ciddi ve Duzeyli Yazilar
  • Cocuk Resimleri
  • CİDDE
  • Dijital Resimler
  • Edebiyat
  • Fikralar
  • Foto ve Fotoshop Resimler
  • Gif Resimler
  • ilginc haberler
  • ilginc vedeolar
  • itiraflar
  • Kanlica Mezarlik Sakinleri
  • Kanlica Resimleri
  • Kanlicadan İnsan Manzaralari
  • Karikaturler
  • Kurban Nasil Kesilir
  • kuresel isinma
  • MEKKE
  • Memleket Videolari
  • Mizahi Yazilar
  • Oyunlar
  • Pratik Bilgiler
  • Ressamlardan Muhtesem Resimler
  • Saglik
  • Sigara
  • Siyasi Karikaturler
  • Suudi Arabia Jeddah Cidde İnsan İnsaat vb.Manzaraları
  • Tarih
  • Yazılarım
    İstatistikler
    Görsel

    25/9/2008

    Fenerli Doğdum


    Fenerli Doğdum


    Emre: İnşallah G.Saray'a gol atarım
    Emre'den bomba gibi açıklamalar:
    'Kader beni G.Saray'a taşıdı',
    'Fenerbahçeli bir çocuktum',
    'İnşallah G.Saray'a gol atarım'
    ve daha neler neler ...
    Fenerbahçeli futbolcu Emre Belözoğlu,
    ''Fenerbahçe'ye para için gelmedim'' dedi.

    Fenerbahçeli taraftar internet sitesi ''www.antu.com''un
    radyosuna açıklamalar yapan Emre'nin, taraftarlardan
    gelen sorulara verdiği yanıtlar, internet sitesinde
    ses dosyası olarak yayınlandı.

    Medyayla yaşadığı sorunlarla ilgili soruyu yanıtlayan Emre,
    -- ''Türk medyasının gösterdiği gibi bir Emre yok ortada.
    Para için Fenerbahçe'ye gelmiş, bütün her şeyi geride bırakıp
    gelmiş bir Emre yok. İngiltere'de ne kadar para kazanıyorsam,
    Türkiye'de de aynı parayı kazanıyorum. Ben Fenerbahçe'ye para
    için gelmedim. Kendi hedeflerim için geldim. Newcastle'dan ayrılma
    dönemimde en samimi yaklaşımı gösteren takım olduğu için,
    kulübün başında Aziz Yıldırım olduğu için, ailem
    Fenerbahçeli olduğu için buraya geldim''
    diye konuştu.

    Medyayla hiçbir zaman iyi ilişki içinde olmadığını anlatan
    Fenerbahçeli futbolcu, özellikle bu dönemde medyayla iyi ilişki
    içinde olmak için ödün vermek gerektiğini
    ifade ederek, şunları kaydetti:

    -- ''Oynadığım takımlar benim üzerimden yıpratılmaya çalışıldı.
    Milli takım başta olmak üzere... Şu anda Fenerbahçe ile alakalı
    sıkıntı olabilir. Oynadığım takımın başarısı için her şeyi yapmaya hazırım.
    Sevdiğim insanlar da var basında. Sevmediğim insanlarla bile olsa
    oturup konuşmaya hazırım. Onlar işi çıkılmaz noktalara sürüklemeye
    başladılar. Kendi kulübümün taraftarına karşı bile beni edef
    göstermeye çalıştılar. Taraftarımla sıkıntı yaşayacağımı
    düşünmüyorum, ama medya ile yine bu tartışmalar sıkıntılarımız olacaktır.
    Her türlü mücadeleye hazırım. Milli takım ve Fenerbahçe büyük
    kitlelere hitap ediyor, milli takım ve Fenerbahçe'nin menfaati söz
    konusu olunca her türlü mücadeleye, kavgaya, gürültüye bile hazırım.''


    ''FENERBAHÇELİ BİR ÇOCUKTUM''

    Emre, ailesi Fenerbahçeli olduğu için çocukluğunda kendisinin de
    Fenerbahçeli olduğunu bildirdi.

    Fenerbahçeli biri olarak, sarı-lacivertli ekibe transfer olmaktan
    mutluluk duyduğunu belirten Emre özetle şu ifadeleri kullandı:

    -- ''Galatasaray'a büyük hizmetler yaptığımı düşünüyorum.
    Çocukluğumda Fenerbahçeliydim. Kader beni 13 yaşımda Galatasaray
    altyapısına taşıdı. Daha sonra (A) takıma çıktım ve çok güzel
    günler yaşadım. Bu demek değil ki Fenerbahçe'de güzel günler
    yaşamayacağım. Fenerbahçeli bir genç olarak Fenerbahçe'ye
    gelmiş olmaktan çok mutluyum. Çocukluğumda, ailem Fenerbahçeli
    olduğu için Fenerbahçeliydim. 13 yaşımda transfer oldum.
    Galatasaray'da inkar edilemez güzel duygular yaşadım.
    Oynadığımız takımlarla özdeşleşiyoruz biz, ama profesyonel
    futbolcu olduğumuzdan dolayı şu an benim için esas olan
    Fenerbahçe'nin başarısı. O dönemde de esas olan
    Galatasaray'ın başarısıydı. Fenerbahçeliydim, bu bir gerçek.
    Beni yakından tanıyan insanlar bilirler. Kimseye cici çocuk
    görünmek için de söylemiyorum bunu. Öyle bir kaygım yok.''


    ''İNŞALLAH GALATASARAY'A GOL DE ATARIM''

    Galatasaray'a gol atınca sevincinin nasıl olacağı sorulan Emre,
    -- ''Her takıma attığım gol sevinci gibi olacak.
    Çok aşırı ve fazla olmayacak.
    İnşallah gol de atarım Galatasaray'a''
    yanıtını verdi.

    Fenerbahçeli futbolcu şunları kaydetti:

    -- ''Önemli bir durum söz konusu burada. Ben 7 yıl Avrupa'da oynadım.
    İnsanlar hala Galatasaray'dan buraya gelmişim gibi düşünüyorlar,
    ama ben Newcastle'dan geldim. En büyük arzum Fenerbahçe
    formasıyla çok gol atmak. Bunlardan bir tanesi, bir kaçı da
    fazlasıyla Galatasaray'da olursa daha mutlu olurum.''


    Galatasaray altyapısında forma giyerken Fenerbahçe şortuyla
    antrenmana gidip gitmediği sorulan Emre,
    -- ''Öyle bir şey olmadı.
    Öyle bir şey olması zaten söz konusu olamazdı, ama
    Zeytinburnuspor altyapısında oynarken Fenerbahçe formasıyla gitmişimdir.''


    ''KRONİK BİR SAKATLIĞIM YOK''

    Sakatlığıyla ilgili soruları da yanıtlayan Emre,
    kronik bir sakatlığının bulunmadığı bildirdi.

    Sezon başından bu yana sadece sakat olarak Partizan maçında
    forma giymediğini kaydeden Emre,
    --- ''Bir maç haricinde hepsinde oynadım.
    Türk medyasının gösterdiği gibi değil de kronik sakatlığı olmayan,
    daha çok oynamak isteyen bir Emre var. Ağır sakatlıklar yaşadım.
    Her futbolcunun yaşayabileceği durum var ortada. Ben yüzde
    100'ümü vermeye çalışan bir futbolcu olduğum için dönüşü biraz
    ağır oluyor. Kroniğe bağlamış durumdalar artık sakatlıkları.
    Kronik bir sakatlığım yok. Zaten Fenerbahçe gibi bir camia,
    kronik sakatlığı olan bir futbolcuyu almaz''
    şeklinde konuştu.

    ''KAPTANLIK KONUSU''

    Emre, bir taraftarın ''Kaptanlık ideali var mı?'' sorusuna,
    --- ''İnşallah, layık görürlerse seve seve, ama ben Fenerbahçe'de
    başarılı olmayı çok istiyorum. Kaptanlık layık görüldüğü
    sürece elimden geleni yaparım''
    yanıtını verdi.

    ''BU İŞİN SADECE İSİMLE OLMADIĞINI ANLADIK''

    Fenerbahçe için ligin ilk 4 haftalık bölümündeki 6 puan kaybının
    büyük olduğunu ifade eden Emre,
    -- ''Şu anda bence 12 puanda olmamız gerekiyordu'' dedi.

    Sarı-lacivertli ekibin, ligi en kötü şartlarda 2-3 mağlubiyetle bitirmesi
    gerektiğini anlatan Emre,
    -- ''Çok ciddi bir potansiyelimiz var.
    6 puanı büyük bir kayıp olarak görüyorum. Sadece 1-2 oyuncu
    gitmiş, ama yeni bir teknik adam gelmiş. Yeni bir mantalite oluşuyor.
    Teknik direktör, futbolcuları ve ülkeyi yeni tanıyor.
    Ben ki Türkiye ligine 8 senelik bir ara verdim, döndüğümde
    şu an zorluk çekiyorum. Hiç gelmemiş birinin, gelip zorluk
    çekmesi çok normal. Şimdi herkes birbirini daha yeni yeni
    anlamaya başladı. Biraz daha fazla mücadele etmemiz gerektiğini
    hepimiz iyi anladık. Bu işin sadece isimle olmadığını anladık.
    Bu da çok önemliydi. Önümüzdeki haftalarda bu,
    sahaya daha net yansıyacaktır''
    diye konuştu.


    ''FUTBOLU BIRAKTIKTAN SONRA BU
    PİYASANIN İÇİNDE OLMAK İSTEMİYORUM''


    Emre Belözoğlu, bir soru üzerine de futbolu bıraktıktan sonra,
    futbol piyasasının içinde olmak istemediğini söyledi.

    Futbolu Fenerbahçe'de bırakmak istediğini anlatan
    sarı-lacivertli futbolcu,
    -- ''Kendimi ne kadar güçlü hissedersem, o kadar devam edeceğim.
    Bu erken yaşlarda da olabilir, geç yaşlarda da.
    Futbolun içinde açıkçası kalmak istemiyorum. Bu piyasayı,
    bu ortamı çok sevmiyorum. İyi bir aile babası olmak, bir ticaret
    adamı olmak belki...Belki Fenerbahçe Kulübü ile özdeşleşirsem
    kulübün bir bölümünde çalışmak olabilir. Aktif bir teknik adam
    veya yönetici olarak medyanın içinde olmak istemiyorum''

    şeklinde konuştu.

    ''AURELIO'NUN YERİNİN DOLMASI İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VAR''

    Takımdan giden futbolculardan ''Keşke kalsaydı'' dediği herhangi
    birisi olup olmadığı sorusu üzerine Aurelio'nun transferini
    değerlendiren Emre, özetle şu ifadeleri kullandı:

    -- ''Bu tür konuların inisiyatifi yönetimdedir. Aurelio gibi oyuncu
    artık dünyada çok fazla yok. Kendisi böyle istedi, kulüple anlaşamadı,
    ama Fenerbahçe Kulübü'nün menfaati, başarısı esastır burada.
    Ben hiç kimsenin vazgeçilmez olmadığını düşünüyorum. Herkesin
    boşluğunun dolacağına inanıyorum. Sadece biraz zaman gerekiyor.
    Aurelio'nun yerinin dolmasının da biraz zamana ihtiyacı var.
    Ben hayatımda hiç 'keşke' demedim. Aurelio'nun tercihiydi.
    Gittiğine üzüldüm, ama onunla alakalı da 'keşke'' demedim.''


    AGRESİF FUTBOLU

    Milli maçlardaki agresif oyununun nedeni sorulan Emre,
    -- ''Saha içinde hep agresifimdir. Agresif olmadığım maç,
    sönük olduğum maçtır. Bu benim tarzım zaten, ama takımıma
    zarar vermeden... Basına yönelik kol hareketini hata olarak kabul
    edip özür dilemiştim. Biz yine onların içindeki düzgün insanlardan
    dolayı özür dilemiştik. İsveç maçında yapmadığım kavgadan ceza aldım.
    Milli maçta otobüste Gökdeniz ile tartışmamız oldu, medya kavgaya
    çevirdi. Yine devam ettiler senaryo yazmaya. Ben kendimi iyi biliyorum.
    Beni tanıyanlar da iyi biliyor''
    şeklinde konuştu.

    Galatasaraylılarla olan diyaloglarıyla ilgili bir anısını anlatan Emre,
    önceki gün gittiği kuaförde Galatasaraylı bir bayanın,
    -- ''Hesabımı Emre ödesin, ona çok kırgınım'' dediğini belirterek,
    -- ''İnsanlar böyle şakalar yapabiliyor. Biz de ödedik zaten,
    sözünü yerde bırakmadık hanımefendinin''
    dedi.

    __________________


    Eski damar Türkü,Sanat Müz. ve Arabeks Damar Sarkılar ile Nostalji Rüzgari akşamları yayındayız

    3/9/2008

    Oyuncuların unutamadıkları çekimler...


    HOŞGELDİNİZ

    Oyuncuların unutamadıkları çekimler...

    Kimi zaman hastane odasında, kimi zaman takla atan bir arabada,

    kimi zaman hasta çocuklarının başlarında, kimi zaman soğuk

    havada Fırat Nehri’ne atlarken, kimi zaman yağan karın altında

     kilometrelerce koşarken ekrana geliyor onlar...

    Binbir zorluklarla çekilen dizi ve sinema filmi sahnelerinde

    oynadıkları karakterlerle izleyiciyi etkileyen oyuncular acaba

    bu sahneleri çekerken neler hissettiler? Bugüne kadar birçok

     projede yer alan ve birbirinden zorlu sahnelerde kendilerini

     gösteren oyuncuları, oynadıkları sahnelerde en çok hangisi etkiledi?

    Bugüne kadar çekip unutamadıkları sahneleri, televizyon ve

    beyaz perdenin ünlü isimlerine sorduk. İşte ünlü oyuncuların,

    çekerken kendilerini çok etkileyen film ve dizi sahneleri.....

     

    'Yaprak Dökmü'nün Ferhunde'si Deniz Çakır anlatıyor:

    Oğuz'un yani Tolga Karel'in beni dövdüğü sahnede hayatımın

    rolünü oynadım. O sahnenin gerçekçi olması için çok uğraştık.

     Yönetmenimiz ince eleyip sık dokudu. Ben de resmen Tolga'dan

    dayak yedim diyebilirim. Çekimlerden sonra vücudumun

    bazı yerlerinde morluklar vardı. Gerçekten abartmıyorum,

    ciddi anlamda dayak yadim. O sahneyi hayatım

    boyunca unutamam.

    HANDE ATAİZİ: Dizlerim parçalanmıştı

    ''Melekler Adası'' dizisini çekerken bir zehirlenme sahnem vardı.

     Bu zehirlenme sahnesinde yürüyerek bahçeye çıkmam gerekiyordu.

    Yarı baygın bir halde perdelere tutunarak, perdeleri devirerek ve

     merdivenlerden düşerek dışarıya çıktım. Bu sahne bittiğinde

    dizlerim parçalanmış haldeydi. Çok canım yandı ama her

    şeye rağmen güzel bir sahne oldu.

    SELİN DEMİRATAR: Otomobildeki kaza sahnesi çok özeldi

    ''Acı Hayat''ın birinci sezon finalinde otomobille bir kaza sahnemiz

    vardı ve ben aylar öncesinden çok heyecanlanmıştım. Gerçekten çok

     özel bir sahne çektik. Sete geldiğimde normal ekip kalabalığı üç katına

    çıkmıştı. Ambulans, itfaiye hazır bekliyordu. İnanılmaz bir sıcakta o

    sahneyi çektik. Sonuç muhteşem oldu. Benim için unutulmaz bir sahneydi.

    BURAK HAKKI: Çekimlerde kapı kendiliğinden açıldı

    ''Semum'' filmi benim için ilginç bir tecrübe oldu. Korku

    filmlerini hiç sevmem ve izlemem. Filmde Canan karakterinin

    (Ayça İnci) ''Oradaaaaa'' diye bağırması ve yatakta benim ona

    verdiğim tepki inanılmazdı. Böyle bir projede setteki ışıkçısından,

     çaycısına, herkes korku psikolojisi içine giriyor. Muhtemelen

    psikolojimiz o yönde olduğundan o anlarda bu garip durumlar

    bizi çok şaşırttı. Bir sahne çekiminde 10 kez tekrar aldık. Ayça

    (İnci) ile boş odaya giriyoruz, her tekrarda oda kapısı kendiliğinden

    açılıp kapandı. Belki de bir esinti açtı ama o anda aklımıza

    hep başka şeyler geldi (üç harflilerden)...

    İREM ALTUĞ: Gaz, fren bilmeden araba kullandım

    ''Vazgeç Gönlüm'' dizisinin ilk bölümündeki araba takip,

     kaza ve patlama sahnesi unutulmazdı benim için. Bu tür

     sahneler her zaman zor, riskli ve tehlikelidir. Ama işin

    içinde ben olunca biraz daha adrenalin yüklü oldu. Konu araba

    olunca hem tecrübesiz hem de talihsizim. Çekeceğimiz sahnenin

     başında da bir takip var. Dublör geldi fakat yakın planları almak

     için benim kullanmam gerekti. Kullandığım arabaya iki vantuzla

    kamera ve ışıklar bağlandı. Ben hangisi fren, hangisi gaz diye

    sormaya başladım. Kameralardan yolu göremiyordum. Hem takip

    eden arabaya bak hem sözleri söyle bir de gaza bas, solla falan

    derken arabadan indiğimde halimi görmeniz gerekiyordu.

    Kimseye zarar vermeden iki tekrarla sahneyi atlattım.

     

    SİNAN ALBAYRAK: Şubat ayında Fırat’ta yüzdüm

    ''Yersiz Yurtsuz'' dizisinde şubat ayında Fırat Nehri’ne girmem

     gerekmişti. Oynadığım Dalgıç İshak karakteri nehire atılan

    kızı kurtaracaktı. Suya girdiğim an tüm bedenim soğuktan kilitlendi.

    Tekrar tekrar çekilmesi gereken bir sahneydi. İşin kötüsü her

     an bir sorun çıkabilirdi. Fırat azgınlık yaparsa, sal dağılabilir

    birileri nehire düşebilirdi. Dalgıçlık eğitimi almıştım ama profesyonel

     düzeyde müdahale edebilecek durmda olup olmadığımı ben bile

    bilmiyordum. Zaten ne kadar profesyonel olursanız olun iki saat

    o suda bekledikten sonra kendinize bile hayrınız olmuyor. Sahne

    çekildiği nehire atılan kız ve ben suyun dibine inmeye başladık.

    İkimiz de direnecek gücü yitirmiştik. Son anda emniyet sibobuna

    basmayı başarıp yeleğe hava çekmeseydim şu anda tatlı bir mazi

    olarak diplerde balık arkadaşlarla birbirimize

    masallar anlatıyor olacaktık.

    TAMER KARADAĞLI: Kalp krizi sahnem Ayşecan’ı ağlattı

    ''Çocuklar Duymasın'' dizisinde taşfırın erkeği Haluk’un a

    rkadaşı Selami ile barışmak için kalp krizi geçirdiği bir

     sahne vardı. Ben kriz geçiriyormuş gibi numara yaptım.

    Bir anda herkes panik oldu ve ne yapacağını şaşırdı.

    O arada benim kızımı oynayan Ayşecan ağlamaya başladı.

    O sahne çekilirken benim gerçekten kalp krizi geçirdiğimi sanmış.

     

    ECE USLU: Sinirlerim bozuldu

    En çok etkilendiğim sahnelerden birisi ''Elveda Derken''de

     oynadığım Lale karakterinin hastalığından dolayı saçlarının

    dökülmesiydi. O sahnede karşımda da iki tane küçük yaştaki

     oyuncu vardı. Gerçekten sinir bozucu, üstesinden gelmesi

    zor bir sahneydi ve beni çok etkilemişti.

     

    Made in Çalı

    GEL YORUM YAPMADIN
    __________________


    Son Yazılarım
    • <%RecentEntryTitle%>
    Destekleyenler

    Bağlantılarım