Google

Sitetistik

Zirve100 En iyi
Menü
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşiv
  • Kategorilerim
    Yazılarım
    İstatistikler
    Görsel

    17/11/2009

    Su Aygırları Timsahı Parçaladı




    Su Aygırları Timsahı Parçaladı

    Bir su aygırı sürüsü içindeki yavruyu gözüne kestiren timsah,
    kestirme olarak diğer su aygırlarının
    üzerinden yürüyerek
    avına yaklaşmaya başladı. Ancak kızgın su aygırları,
    timsaha bu şansı tanımadı.


    İşte o anlar
    - Oh oh,ne güzel haber,
    suyundanda koyun,
    tuzuna da bakın tuzuna...












    -- Aygır yahnisi
    yattı abla,
    sen en iyisi
    helva yap



    Konya da Hoca meeee leyince....



    http://www.haber7.com/haber/20091117/Su-aygirlari-timsahi-parcaladi-GALERI.php

    17/11/2009

    Ayşe Neneden Mektup Var.


    Ayşe Nenen...


    Benim. Ayşe nenen. Bildin mi? Bildin dabii.
    Elimde böyüdün a gızım.
    Yoğsa şehere oğlumun yanına gitdim diye
    beni untuveedin mi?

    Böğün tam 10 gün oldu köyden ayrı düşeli.
    Çok özledim orları.
    Doktura çıkarttı beni oğlan.
    Gözümdeki katarağı aldılar Allah razı olsun.
    Perde falan galmadı.

    Çayıra baktım mıydı, goyunların hepisini görecem.

    Azcık sıkıldım burlarda. Halden annayan da olmadığına,
    köye mektup yazdırayım dedim göççük toruna.
    Canım pek daraldı buralarda.
    Goca bi köyü bi binaya doldurmuşlar.
    Herkesleri kümes gadar evlere tıkmışlar.

    Bir tek hamamı güzel benim oğlanın evinin.
    Hamamdaki çeşmenin kurnası görsen Eminem, gocaman.
    Bizim gölbaşı gibi böyük deel,

    biriki debelencek gadar emme
    çimiyom içinde zaman zaman.

    Haftaya köyden burlara gelcekler varımış.
    Çıtırların Hilmi'den bağ makasını yolla bana.
    Bizim gelinin tırnaklarını kırkacam.

    Bostan çapası gibi olmuşlar,
    sorduydum, "kesemiyoz" dedi,
    utancından boya sürüyo gariban.
    Okusun, ilim bellesin diyin şehere gönderdiydik
    emme edepsizliği bellemiş benim oğlan.

    Eve, gelinin gözü önünde cıbıl gadınlar getiriyo her akşam.
    Gadınlar bir oynayyolar, bir güleyyolar sabaha gadar
    heç utanmadan.
    Şükür ki heç çıkmayolar o güçük gara kutudan.
    Gelin de accık beceriksiz ya..
    Ne etcen gari.. Ocakta tencere tıngırdatmaya üşeniyo,
    alıyo bizi hambörger miymiş, ham börülcemiymiş ney,
    onu yimeğe götürüyo.
    "Ben ham yimek yimem a gızım.." dedim dinnemedi.
    Arpaya katsan at yemez, kepeğe katsan it yemez.
    Anaaa,gurudum, Cıkcıklar'ın bağındaki gorkuluk
    kadar galdım açlıktan.

    Hele bi dur. O yimeklerin yanına gara bi su veriyollar da
    Eminem, içtiydim, dedim
    "Allah, yandım anam." Yanndı genizlerim,
    köpükler çıktı ağzımdanburnumdan.
    "Şeherin gara suyu gudurttu beni herhal"
    dedim aklımdan.
    Anaam, bi iyi geldi bana o sonnadan.
    Hergün alıyo torun bana o gara şişeden bakkaldan.
    Gerçi masraf çıkarmayam oğlanadiyom emme
    "Alacağım bir iğne,çeliğin okkasından bana ne"
    diyom sonradan.
    Zaten hepiciği müsrüf. Akşama gadar kavuruyolar,
    sabaha gadar savuruyolar.

    Böyük torun helhal evlendi, başka evde yaşıyo dediler.
    Gayrı ocağından ayrı yaşamak isteyo dediler.
    Çağırın göresim var dediydim. Aaşam gelecekti, bekledim
    uyuya galmışım. Gece ayakyoluna galktıydım.
    Anaa, baktım salonda biri yatıyo. Usulca yanaştım,
    gafasına yorganı çekmiş, parlak küpesi upuzun saçları gözüküyo.
    "Hah" dedim. "Torun sürpüz yaptı.
    Yeni gelini de getirivermiş,
    saçları da küpeleri de pek ışıl ışıl"

    derken, yataktan dönüverdii...
    "ELLEH.. Gelinin gara gara sakalları,
    pos pos bıyıkları var!!."


    Elim ayağım boşanıverdi. Başladım bağırmaya
    "Ecinni fış fış! Ben sana dokunmam kış kış!!.
    Destur Bismillah.. Yaa Alllaaahhhh!!.."

    derkene bayılmışım.
    Ayılayazdım, gözümü açdıydım, ecinni bana
    "Babanne" diye yapışıverdi, gene bayılmışım.

    Sonnadan annadım ki, o yeni gelin deel benim büyük
    torun Hidayet'miş.
    "Sana dedenin adını verdik.
    Hidayete ereceğine zıvanadan çıkmışın"
    diyip
    bastonu dehledim gafasına.

    Ben eyiyim Emine gızım. Merakta galma.
    Sade, bazı diyom keşke gözlerim perdeli galaydı.
    Belki o perdeden görmüyodum bunnarı.


    Ben yazarım yine sana. Hele kal sağlıcakla.




    Afrikadan onlarca vahşi yaşam belgeseli...



    16/11/2009

    Karakolda Türk İşkencesi... !!!



    Karakolda Türk İşkencesi... !!!

    Yayınlanan bir itiraf Türk polisinin işkencede nasıl devrim
    yaptığını gözler önüne serdi.

    İşte geçtiğimiz haftasonu oynanan Fenerbahçe Galatasaray
    maçındaki Türk polisinin bir grup taraftara
    yaptığı "akıl almaz" işkence:


    "Haftasonu oynanan Fenerbahçe Galatasaray maçı öncesi
    birkaç küçük sorun sebebiyle karakola alınan ve maç boyunca
    karakolda tutulan arkadaşımın anlattıklarını size aktarmak ve
    sizleri yepyeni bir işkence tekniğiyle tanıştırmak istedim.

    Fenerli, Cimbomlu ayrımı yapılmadan aynı nezarethaneye
    kapatılanların saat, telefon ve kimliklerine el konmuş.
    O sırada maçın başlaması bahane edilerek bütün polisler
    ortadan kaybolmuş. Aradan daha on dakika geçmeden içeriden
    “Goool!”
    çığlıkları yükselmiş.
    Tabii nezarethanedekiler parmaklıklara yapışıp
    “Kim attı? Kim attı?” diye bağırmaya başlamışlar.
    Cevap veren olmamış.
    Bir on-on beş dakika daha geçmiş içerisi yine
    “Goooll!”
    nidalarıyla yıkılmış.
    Nezarethanedekiler çıldırmışlar tabii.
    “Abi Allah rızası için kim attı söyleyin”
    diye yalvaranlar bile olmuş.
    Yine kendilerine cevap verilmemiş.
    Bu durum gollerin sayısı beşi buluncaya kadar devam etmiş.
    “Aynı tonda, aynı sayıda adam bağırınca tüm golleri
    aynı takım attı sanıyorum.
    Ses değişse diyeceğim ki karşı taraf da gol attı ama ses hep aynı.
    Biz beş atıyor olabilir miyiz diye düşünüyorum, olamaz diyorum.
    Yoksa beş mi yiyoruz diyorum, birilerine saldırmak üzereyim
    paranoyadan artık” diye anlatıyor arkadaşım o anı.

    İçerdekilerden bazıları iyice kaybetmişler kendilerini,
    “Kaç kaç lan bu maç?” diye
    başlarını parmaklıklara vuruyorlarmış.
    İçlerindeki şüphe hepsini öldürüyormuş.
    Nihayet maç boyunca süren bu işkence hakemin düdüğüyle
    birlikte sona ermiş.
    Polisler gelip arkadaşımı ve diğerlerini serbest bırakmışlar.
    Çıkar çıkmaz beni aradı arkadaşım.
    Maçın skorunu sordu. 0-0 dedim.
    Cevabımı duyunca kendinden geçti zavallım.
    Her ne kadar arkadaşımın haline içim gitse de elimde değil,
    ben bu yaratıcı fikri ortaya atan polise hayran kaldım kardeşim.
    Hem işe de yaramış. En azından arkadaşım bir daha
    o durumda kalmamak için maçın öncesinde ve sürecinde
    en ufak bir tartışmaya bile karışmamaya yeminli.




    Tebrik ederim polisimizi!"

    Son Yazılarım
    • <%RecentEntryTitle%>
    Destekleyenler

    Bağlantılarım