|
| |
| |
| |
20/11/2009
18/11/2009
Erkekler Gibidir. "Erkekler gibidir," bu sözü ilk anneannemden duymuştum.
 Neden söylemişti o zamanlar hatırlamıyorum şimdi. Sanırım ileriye dönük mesajlar vermeye çalışıyordu ama evde hiç kedi beslemediğimiz için ne demek istediğini pek anlamamıştım doğrusu.
 Sonra zaman içinde evde beslemeye başlayıp bu özgürlük düşkünü hayvanları tanıdıkça daha iyi anlamaya başladım.
 Bir de derler ki, "insan hangi hayvanı seviyorsa, huyu suyu da ona benzeştiği içinmiş." Bu sözü kendime uyguladığımda ne kadar doğru olduğunu anladım. Ben bir kedi sever olarak, karakterimde onlara benziyor. Ama bir yandan da unutmamak gerekiyor tüm kedi davranışları insanlar gibi farklılık gösterebiliyor. Benim bahsettiğim genel kedi karakteri.
 Şimdi bu genel saptamalar içinde, erkekler neden kedi gibidir acaba? Bir inceleyelim. Gerçi beylerimiz daha ziyade aslan , kartal, şahin gibi olmayı daha çok benimserler ama kendilerine davranılmasını istedikleri veya başka bir anlatımla hoşlandıkları davranış tarzı şekli buymuş.

Bunu daha iyi anlamak için örnekler verelim;
- rkekleri mutlu etmek için devamlı okşamak gerekir,
- yun oynamayı ve oynaşmayı çok severler
- enelde seçicidirler, beğenmedikleri yemeği yemezler,
- ıkıştırılmaya gelmezler, hemen sinirlenirler
- apmak istemedikleri birşeyi zorla yaptıramazsın!
- zgürlüğünü çok fazla kısıtlayamazsın,
- lışkanlıkları ilk eve geldiğinde edinmeleri gerekir, sonradan değiştirmek zordur,
- klına koyduğu bir şeyi yapmasını istemiyorsan... dikkatini başka yöne kaydıracak birşeyler bulmak lazım v.s
ütün bunları yapabilen bir kadın sevgi dolu hayatından memnun ve de tam bir ev erkeği eşe kavuşabilir. Tabii bu görüşlerim genel, uygulamak ve denemek sizlere kalmış.

Ev erkegi isteyenlere duyurulur )))) Kuleden Öldüren atlayış VİDEO

18/11/2009
Domuz Gribiyle Röpertaj
Bir RöpertajGeçenlerde bir hastamdan bana geçmeye çalışan bir 'domuz gribi virüsü' yakaladım. Daha önce hiç görmediğim için çok heyecanlanmıştım.
Kendisine gazetede bir köşem olduğunu, röportaj yapabileceğimizi söyledim ama kabul etmedi.
'Seni Ayşe Arman'a veririm, seks hayatını anlatmak zorunda kalırsın' tehdidinden sonra bülbül gibi şakımaya başladı. İşte domuz gribi virüsü ile yaptığım röportaj:
Neden size domuz gribi diyorlar?
10'uncu kuşaktan büyük dedem ailesiyle bir domuzda yaşıyormuş. Meksika'da ilkel bir çiftlikte sıkış tıkış yaşarken büyük dedem; 'Yetti artık' deyip çiftlik sahibinin oğluna a.....vermiş. İnsanlar bizi o günden sonra tanıdı. Sonra da biliyorsunuz ismimizi değiştirdiler.
Bu ismi beğendiniz mi?
Kesinlikle hayır. Bilim adamları H1N1 diyor ama halkımız benimsemedi. Biz domuz gribi ismini istiyoruz. Halkın benimsemediği bir ismi yaşatamazsınız. Gerekirse Cumhurbaşkanı'na çıkacağız.
3 SAATTE 2 MİLYON ÇOCUK YAPTIM 
Kaç yaşındasınız?
Sizin zaman ölçünüzle 3 saat yaşındayım. Biz grip virüsleri çok hızlı üreriz. Ben 10 milyonluk bir ailenin en küçüğüyüm. Şu saate kadar 2 milyon çocuğum oldu. Birkaç saat içinde öleceğim ama ölmeden önce milyonlarca çocuk yapacağım. En büyük amacım kendi neslimin devamını sağlamak.
Aileniz kalabalık mı?
O kadar geniştir ki saymakla bitmez. Siz insanların üzerinde yaşayanlarımızın dışında başta kuşlar olmak üzere kedilerde, maymunlarda kuşlarda yaşayan binlerce çeşit akrabamız var. Atalarım milyonlarca yıldır dünyada hüküm sürüyorlar. Bu yüzden son günlerde çıkardığınız yaygarayı bir türlü anlamıyorum? Sanki yeni ortaya çıkmışız gibi konuşuyorsunuz.
AŞIDA MİLYARCA DOLAR DÖNÜYOR
Bunun sebebi ne sizce?
Benden duymuş olmayın ama pis kokular alıyorum. Sizden birileri maddi menfaatleri için bizim gücümüzü abartıyor gibime geliyor. Hani şu 'aşı' meselesi, bu işte milyarlarca dolar dönüyor diyorlar.
Sizi yeryüzünden silmek istiyorlar, başarabilirler mi?
Sadece gülüyorum! Siz insanlar dünyada yokken bile biz vardık. Şimdi birkaç uyduruk ilaçla neslimizi ortadan kaldırabileceğinizi düşünüyorsunuz. İlaçlarınızın bizi tanımasını engelleyecek olağanüstü bir kamuflaj yeteneğimiz olduğunu unutuyorsunuz. Tamiflu'ya karşı hemen direnç geliştirdik. Hem birkaçımızı öldürseniz bile sağ kalanlarımız büyük bir hızla çoğalır. Bilim adamları (tabii bizimkiler) insan nesli ortadan kalksa bile bizimkinin devam edeceğini söylüyor.
Daha çok kimleri hasta etmeyi seviyorsunuz?
Bizim sizi hasta etme gibi bir amacımız yok, biz kendimize güvenle çoğalacak yaşam alanları arama derdindeyiz. Bu nedenle yaşam şansımız yüksek olan bağışıklığı düşük, iyi beslenmeyen, spor yapmayan, güneşlenmeyen, stres altındaki insanları seçeriz.
Bizden istediğiniz bir açılım var mı?
Size düşman değiliz. Aksine insanları severiz çünkü size muhtacız. Bize iyi bir yaşam ortamı sağlıyor, sıcak bir yuva, beslenmemiz için gıda veriyorsunuz. Haklarımızı verin yeter.
EVHAMLI ANNELER İŞİMİZE YARIYOR 
Nasıl yani?
Laf aramızda sizin vücudunuzda hoşumuza gitmeyen birkaç şey var. Bir kere yüksek ateşi hiç sevmeyiz, ateşiniz çıkınca bizim hareket ve çoğalma kabiliyetimiz azalıyor, sizin savunma hücreleriniz ise sıcak havada daha iyi savaşıyorlar. Sağolsunlar evhamlı anneler çocuklarına ateş düşürücü vererek bize çok yardımcı oluyorlar. İkinci hoşumuza gitmeyen şey; vücudunuzda yaşayan diğer bakteriler. Onlar bizim yerleşmemize, yiyeceklerini paylaşmamıza izin vermiyorlar. Neyse ki sizler gereksiz yere antibiyotik alarak bizim düşmanımız olan bakterileri öldürüyorsunuz, böylece meydan bize kalıyor, istediğimiz kadar çoğalıyoruz. Biz binbir suratız yakalayamazsı nız!
Sizi aşı ile yok etme planları var.
Aşı mı? Biz o kadar büyük bir aileyiz ki bize karşı etkili bir aşı bulmanız imkansız. Binbir surat gibi devamlı şekil değiştiririz. Hangi birimizi yakalayacaksı nız?
Bir vücuttan diğerine nasıl gidiyorsunuz?
Sizleri hapşırtıp öksürterek.
SİZ HAPŞIRDIKÇA BİZ YAYILIYORUZ 
Nasıl yani?
Sizin hastalık belirtileri dediğiniz şeyler aslında bizim yayılma stratejilerimiz. Sabahtan beri öksürüyorsun, farkında değil misin? Biraz önce hapşırdın. Burnun da akıyor...
Yani?
Seni hapşırtan ve öksürten benim. Amacım havaya yayılan partiküller ve burnundaki salgıyla etrafa yayılmak. Yeni kurbanlarımızı böyle buluyoruz. Hapşırmazsan, burnun akmazsa, mendil kullanırsan, elini yıkarsan başka vücutlara geçmem zorlaşır. HATA YAPMAYIN 6-7 GÜNDE GİDELİM
Bizi öldürmeye niyetlisiniz demek?
Biraz önce söylemiştim. Sizi öldürürsek kendi geleceğimizle oynamış oluruz. Evet, size biraz rahatsızlık veririz ama bir yanlış yapmazsanız 6-7 gün en fazla 10 gün içinde çekip gideriz.[/color]DR.MURAT KİLİKOGLU (AKŞAM)Röportajı cansıkıcı mı buldunuz? Buyurun size Ajdardan müthiş yorum ve dans bide Müslim i var yanında.. Kopma garantili

17/11/2009
17/11/2009
Ayşe Nenen...
Benim. Ayşe nenen. Bildin mi? Bildin dabii. Elimde böyüdün a gızım. Yoğsa şehere oğlumun yanına gitdim diye beni untuveedin mi?
Böğün tam 10 gün oldu köyden ayrı düşeli. Çok özledim orları.  Doktura çıkarttı beni oğlan. Gözümdeki katarağı aldılar Allah razı olsun. Perde falan galmadı.
 Çayıra baktım mıydı, goyunların hepisini görecem.
 Azcık sıkıldım burlarda. Halden annayan da olmadığına, köye mektup yazdırayım dedim göççük toruna. Canım pek daraldı buralarda. Goca bi köyü bi binaya doldurmuşlar. Herkesleri kümes gadar evlere tıkmışlar.
 Bir tek hamamı güzel benim oğlanın evinin. Hamamdaki çeşmenin kurnası görsen Eminem, gocaman. Bizim gölbaşı gibi böyük deel,
 biriki debelencek gadar emme çimiyom içinde zaman zaman.
Haftaya köyden burlara gelcekler varımış. Çıtırların Hilmi'den bağ makasını yolla bana. Bizim gelinin tırnaklarını kırkacam.
Bostan çapası gibi olmuşlar, sorduydum, "kesemiyoz" dedi, utancından boya sürüyo gariban. Okusun, ilim bellesin diyin şehere gönderdiydik emme edepsizliği bellemiş benim oğlan.
Eve, gelinin gözü önünde cıbıl gadınlar getiriyo her akşam. Gadınlar bir oynayyolar, bir güleyyolar sabaha gadar heç utanmadan. Şükür ki heç çıkmayolar o güçük gara kutudan. Gelin de accık beceriksiz ya.. Ne etcen gari.. Ocakta tencere tıngırdatmaya üşeniyo, alıyo bizi hambörger miymiş, ham börülcemiymiş ney, onu yimeğe götürüyo. "Ben ham yimek yimem a gızım.." dedim dinnemedi. Arpaya katsan at yemez, kepeğe katsan it yemez. Anaaa,gurudum, Cıkcıklar'ın bağındaki gorkuluk
kadar galdım açlıktan.
Hele bi dur. O yimeklerin yanına gara bi su veriyollar da Eminem, içtiydim, dedim "Allah, yandım anam." Yanndı genizlerim, köpükler çıktı ağzımdanburnumdan. "Şeherin gara suyu gudurttu beni herhal" dedim aklımdan. Anaam, bi iyi geldi bana o sonnadan. Hergün alıyo torun bana o gara şişeden bakkaldan. Gerçi masraf çıkarmayam oğlanadiyom emme "Alacağım bir iğne,çeliğin okkasından bana ne" diyom sonradan. Zaten hepiciği müsrüf. Akşama gadar kavuruyolar, sabaha gadar savuruyolar.
Böyük torun helhal evlendi, başka evde yaşıyo dediler. Gayrı ocağından ayrı yaşamak isteyo dediler. Çağırın göresim var dediydim. Aaşam gelecekti, bekledim uyuya galmışım. Gece ayakyoluna galktıydım. Anaa, baktım salonda biri yatıyo. Usulca yanaştım, gafasına yorganı çekmiş, parlak küpesi upuzun saçları gözüküyo. "Hah" dedim. "Torun sürpüz yaptı. Yeni gelini de getirivermiş, saçları da küpeleri de pek ışıl ışıl" derken, yataktan dönüverdii... "ELLEH.. Gelinin gara gara sakalları, pos pos bıyıkları var!!."
Elim ayağım boşanıverdi. Başladım bağırmaya "Ecinni fış fış! Ben sana dokunmam kış kış!!. Destur Bismillah.. Yaa Alllaaahhhh!!.." derkene bayılmışım. Ayılayazdım, gözümü açdıydım, ecinni bana "Babanne" diye yapışıverdi, gene bayılmışım.
Sonnadan annadım ki, o yeni gelin deel benim büyük torun Hidayet'miş. "Sana dedenin adını verdik. Hidayete ereceğine zıvanadan çıkmışın" diyip bastonu dehledim gafasına.
Ben eyiyim Emine gızım. Merakta galma. Sade, bazı diyom keşke gözlerim perdeli galaydı. Belki o perdeden görmüyodum bunnarı.
 Ben yazarım yine sana. Hele kal sağlıcakla.
 Afrikadan onlarca vahşi yaşam belgeseli...

|
| |
|
|
| Son Yazılarım |
|
|
Destekleyenler |
|
|
| Bağlantılarım |
|
|
|