Oyuncuların unutamadıkları çekimler...
HOŞGELDİNİZ
Oyuncuların unutamadıkları çekimler...
Kimi zaman hastane odasında, kimi zaman takla atan bir arabada,
kimi zaman hasta çocuklarının başlarında, kimi zaman soğuk
havada Fırat Nehri’ne atlarken, kimi zaman yağan karın altında
kilometrelerce koşarken ekrana geliyor onlar...
Binbir zorluklarla çekilen dizi ve sinema filmi sahnelerinde
oynadıkları karakterlerle izleyiciyi etkileyen oyuncular acaba
bu sahneleri çekerken neler hissettiler? Bugüne kadar birçok
projede yer alan ve birbirinden zorlu sahnelerde kendilerini
gösteren oyuncuları, oynadıkları sahnelerde en çok hangisi etkiledi?
Bugüne kadar çekip unutamadıkları sahneleri, televizyon ve
beyaz perdenin ünlü isimlerine sorduk. İşte ünlü oyuncuların,
çekerken kendilerini çok etkileyen film ve dizi sahneleri.....
Bugüne kadar çekip unutamadıkları sahneleri, televizyon ve


'Yaprak Dökmü'nün Ferhunde'si Deniz Çakır anlatıyor:
Oğuz'un yani Tolga Karel'in beni dövdüğü sahnede hayatımın
rolünü oynadım. O sahnenin gerçekçi olması için çok uğraştık.
Yönetmenimiz ince eleyip sık dokudu. Ben de resmen Tolga'dan
dayak yedim diyebilirim. Çekimlerden sonra vücudumun
bazı yerlerinde morluklar vardı. Gerçekten abartmıyorum,
ciddi anlamda dayak yadim. O sahneyi hayatım
boyunca unutamam.

HANDE ATAİZİ: Dizlerim parçalanmıştı
''Melekler Adası'' dizisini çekerken bir zehirlenme sahnem vardı.
Bu zehirlenme sahnesinde yürüyerek bahçeye çıkmam gerekiyordu.
Yarı baygın bir halde perdelere tutunarak, perdeleri devirerek ve
merdivenlerden düşerek dışarıya çıktım. Bu sahne bittiğinde
dizlerim parçalanmış haldeydi. Çok canım yandı ama her
şeye rağmen güzel bir sahne oldu.

SELİN DEMİRATAR: Otomobildeki kaza sahnesi çok özeldi
''Acı Hayat''ın birinci sezon finalinde otomobille bir kaza sahnemiz
vardı ve ben aylar öncesinden çok heyecanlanmıştım. Gerçekten çok
özel bir sahne çektik. Sete geldiğimde normal ekip kalabalığı üç katına
çıkmıştı. Ambulans, itfaiye hazır bekliyordu. İnanılmaz bir sıcakta o
sahneyi çektik. Sonuç muhteşem oldu. Benim için unutulmaz bir sahneydi.

BURAK HAKKI: Çekimlerde kapı kendiliğinden açıldı
''Semum'' filmi benim için ilginç bir tecrübe oldu. Korku
filmlerini hiç sevmem ve izlemem. Filmde Canan karakterinin
(Ayça İnci) ''Oradaaaaa'' diye bağırması ve yatakta benim ona
verdiğim tepki inanılmazdı. Böyle bir projede setteki ışıkçısından,
çaycısına, herkes korku psikolojisi içine giriyor. Muhtemelen
psikolojimiz o yönde olduğundan o anlarda bu garip durumlar
bizi çok şaşırttı. Bir sahne çekiminde 10 kez tekrar aldık. Ayça
(İnci) ile boş odaya giriyoruz, her tekrarda oda kapısı kendiliğinden
açılıp kapandı. Belki de bir esinti açtı ama o anda aklımıza
hep başka şeyler geldi (üç harflilerden)...

İREM ALTUĞ: Gaz, fren bilmeden araba kullandım
''Vazgeç Gönlüm'' dizisinin ilk bölümündeki araba takip,
kaza ve patlama sahnesi unutulmazdı benim için. Bu tür
sahneler her zaman zor, riskli ve tehlikelidir. Ama işin
içinde ben olunca biraz daha adrenalin yüklü oldu. Konu araba
olunca hem tecrübesiz hem de talihsizim. Çekeceğimiz sahnenin
başında da bir takip var. Dublör geldi fakat yakın planları almak
için benim kullanmam gerekti. Kullandığım arabaya iki vantuzla
kamera ve ışıklar bağlandı. Ben hangisi fren, hangisi gaz diye
sormaya başladım. Kameralardan yolu göremiyordum. Hem takip
eden arabaya bak hem sözleri söyle bir de gaza bas, solla falan
derken arabadan indiğimde halimi görmeniz gerekiyordu.
Kimseye zarar vermeden iki tekrarla sahneyi atlattım.

SİNAN ALBAYRAK: Şubat ayında Fırat’ta yüzdüm
''Yersiz Yurtsuz'' dizisinde şubat ayında Fırat Nehri’ne girmem
gerekmişti. Oynadığım Dalgıç İshak karakteri nehire atılan
kızı kurtaracaktı. Suya girdiğim an tüm bedenim soğuktan kilitlendi.
Tekrar tekrar çekilmesi gereken bir sahneydi. İşin kötüsü her
an bir sorun çıkabilirdi. Fırat azgınlık yaparsa, sal dağılabilir
birileri nehire düşebilirdi. Dalgıçlık eğitimi almıştım ama profesyonel
düzeyde müdahale edebilecek durmda olup olmadığımı ben bile
bilmiyordum. Zaten ne kadar profesyonel olursanız olun iki saat
o suda bekledikten sonra kendinize bile hayrınız olmuyor. Sahne
çekildiği nehire atılan kız ve ben suyun dibine inmeye başladık.
İkimiz de direnecek gücü yitirmiştik. Son anda emniyet sibobuna
basmayı başarıp yeleğe hava çekmeseydim şu anda tatlı bir mazi
olarak diplerde balık arkadaşlarla birbirimize
masallar anlatıyor olacaktık.

TAMER KARADAĞLI: Kalp krizi sahnem Ayşecan’ı ağlattı
''Çocuklar Duymasın'' dizisinde taşfırın erkeği Haluk’un a
rkadaşı Selami ile barışmak için kalp krizi geçirdiği bir
sahne vardı. Ben kriz geçiriyormuş gibi numara yaptım.
Bir anda herkes panik oldu ve ne yapacağını şaşırdı.
O arada benim kızımı oynayan Ayşecan ağlamaya başladı.
O sahne çekilirken benim gerçekten kalp krizi geçirdiğimi sanmış.

ECE USLU: Sinirlerim bozuldu
En çok etkilendiğim sahnelerden birisi ''Elveda Derken''de
oynadığım Lale karakterinin hastalığından dolayı saçlarının
dökülmesiydi. O sahnede karşımda da iki tane küçük yaştaki
oyuncu vardı. Gerçekten sinir bozucu, üstesinden gelmesi
zor bir sahneydi ve beni çok etkilemişti.
Made in Çalı
GEL YORUM YAPMADIN



0 yorum yazılmıştır