Google

Sitetistik

Zirve100 En iyi
Menü
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşiv
  • Kategorilerim
    Yazılarım
    İstatistikler
    Görsel

    3/9/2008

    Oyuncuların unutamadıkları çekimler...

    HOŞGELDİNİZ

    Oyuncuların unutamadıkları çekimler...

    Kimi zaman hastane odasında, kimi zaman takla atan bir arabada,

    kimi zaman hasta çocuklarının başlarında, kimi zaman soğuk

    havada Fırat Nehri’ne atlarken, kimi zaman yağan karın altında

     kilometrelerce koşarken ekrana geliyor onlar...

    Binbir zorluklarla çekilen dizi ve sinema filmi sahnelerinde

    oynadıkları karakterlerle izleyiciyi etkileyen oyuncular acaba

    bu sahneleri çekerken neler hissettiler? Bugüne kadar birçok

     projede yer alan ve birbirinden zorlu sahnelerde kendilerini

     gösteren oyuncuları, oynadıkları sahnelerde en çok hangisi etkiledi?

    Bugüne kadar çekip unutamadıkları sahneleri, televizyon ve

    beyaz perdenin ünlü isimlerine sorduk. İşte ünlü oyuncuların,

    çekerken kendilerini çok etkileyen film ve dizi sahneleri.....

     

    'Yaprak Dökmü'nün Ferhunde'si Deniz Çakır anlatıyor:

    Oğuz'un yani Tolga Karel'in beni dövdüğü sahnede hayatımın

    rolünü oynadım. O sahnenin gerçekçi olması için çok uğraştık.

     Yönetmenimiz ince eleyip sık dokudu. Ben de resmen Tolga'dan

    dayak yedim diyebilirim. Çekimlerden sonra vücudumun

    bazı yerlerinde morluklar vardı. Gerçekten abartmıyorum,

    ciddi anlamda dayak yadim. O sahneyi hayatım

    boyunca unutamam.

    HANDE ATAİZİ: Dizlerim parçalanmıştı

    ''Melekler Adası'' dizisini çekerken bir zehirlenme sahnem vardı.

     Bu zehirlenme sahnesinde yürüyerek bahçeye çıkmam gerekiyordu.

    Yarı baygın bir halde perdelere tutunarak, perdeleri devirerek ve

     merdivenlerden düşerek dışarıya çıktım. Bu sahne bittiğinde

    dizlerim parçalanmış haldeydi. Çok canım yandı ama her

    şeye rağmen güzel bir sahne oldu.

    SELİN DEMİRATAR: Otomobildeki kaza sahnesi çok özeldi

    ''Acı Hayat''ın birinci sezon finalinde otomobille bir kaza sahnemiz

    vardı ve ben aylar öncesinden çok heyecanlanmıştım. Gerçekten çok

     özel bir sahne çektik. Sete geldiğimde normal ekip kalabalığı üç katına

    çıkmıştı. Ambulans, itfaiye hazır bekliyordu. İnanılmaz bir sıcakta o

    sahneyi çektik. Sonuç muhteşem oldu. Benim için unutulmaz bir sahneydi.

    BURAK HAKKI: Çekimlerde kapı kendiliğinden açıldı

    ''Semum'' filmi benim için ilginç bir tecrübe oldu. Korku

    filmlerini hiç sevmem ve izlemem. Filmde Canan karakterinin

    (Ayça İnci) ''Oradaaaaa'' diye bağırması ve yatakta benim ona

    verdiğim tepki inanılmazdı. Böyle bir projede setteki ışıkçısından,

     çaycısına, herkes korku psikolojisi içine giriyor. Muhtemelen

    psikolojimiz o yönde olduğundan o anlarda bu garip durumlar

    bizi çok şaşırttı. Bir sahne çekiminde 10 kez tekrar aldık. Ayça

    (İnci) ile boş odaya giriyoruz, her tekrarda oda kapısı kendiliğinden

    açılıp kapandı. Belki de bir esinti açtı ama o anda aklımıza

    hep başka şeyler geldi (üç harflilerden)...

    İREM ALTUĞ: Gaz, fren bilmeden araba kullandım

    ''Vazgeç Gönlüm'' dizisinin ilk bölümündeki araba takip,

     kaza ve patlama sahnesi unutulmazdı benim için. Bu tür

     sahneler her zaman zor, riskli ve tehlikelidir. Ama işin

    içinde ben olunca biraz daha adrenalin yüklü oldu. Konu araba

    olunca hem tecrübesiz hem de talihsizim. Çekeceğimiz sahnenin

     başında da bir takip var. Dublör geldi fakat yakın planları almak

     için benim kullanmam gerekti. Kullandığım arabaya iki vantuzla

    kamera ve ışıklar bağlandı. Ben hangisi fren, hangisi gaz diye

    sormaya başladım. Kameralardan yolu göremiyordum. Hem takip

    eden arabaya bak hem sözleri söyle bir de gaza bas, solla falan

    derken arabadan indiğimde halimi görmeniz gerekiyordu.

    Kimseye zarar vermeden iki tekrarla sahneyi atlattım.

     

    SİNAN ALBAYRAK: Şubat ayında Fırat’ta yüzdüm

    ''Yersiz Yurtsuz'' dizisinde şubat ayında Fırat Nehri’ne girmem

     gerekmişti. Oynadığım Dalgıç İshak karakteri nehire atılan

    kızı kurtaracaktı. Suya girdiğim an tüm bedenim soğuktan kilitlendi.

    Tekrar tekrar çekilmesi gereken bir sahneydi. İşin kötüsü her

     an bir sorun çıkabilirdi. Fırat azgınlık yaparsa, sal dağılabilir

    birileri nehire düşebilirdi. Dalgıçlık eğitimi almıştım ama profesyonel

     düzeyde müdahale edebilecek durmda olup olmadığımı ben bile

    bilmiyordum. Zaten ne kadar profesyonel olursanız olun iki saat

    o suda bekledikten sonra kendinize bile hayrınız olmuyor. Sahne

    çekildiği nehire atılan kız ve ben suyun dibine inmeye başladık.

    İkimiz de direnecek gücü yitirmiştik. Son anda emniyet sibobuna

    basmayı başarıp yeleğe hava çekmeseydim şu anda tatlı bir mazi

    olarak diplerde balık arkadaşlarla birbirimize

    masallar anlatıyor olacaktık.

    TAMER KARADAĞLI: Kalp krizi sahnem Ayşecan’ı ağlattı

    ''Çocuklar Duymasın'' dizisinde taşfırın erkeği Haluk’un a

    rkadaşı Selami ile barışmak için kalp krizi geçirdiği bir

     sahne vardı. Ben kriz geçiriyormuş gibi numara yaptım.

    Bir anda herkes panik oldu ve ne yapacağını şaşırdı.

    O arada benim kızımı oynayan Ayşecan ağlamaya başladı.

    O sahne çekilirken benim gerçekten kalp krizi geçirdiğimi sanmış.

     

    ECE USLU: Sinirlerim bozuldu

    En çok etkilendiğim sahnelerden birisi ''Elveda Derken''de

     oynadığım Lale karakterinin hastalığından dolayı saçlarının

    dökülmesiydi. O sahnede karşımda da iki tane küçük yaştaki

     oyuncu vardı. Gerçekten sinir bozucu, üstesinden gelmesi

    zor bir sahneydi ve beni çok etkilemişti.

     

    Made in Çalı

    GEL YORUM YAPMADIN
    __________________


    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

    0 yorum yazılmıştır
    Son Yazılarım
    • <%RecentEntryTitle%>
    Destekleyenler

    Bağlantılarım